Osmanlı Hükümeti ile İngiliz Demiryolu şirketleri arasında 1856 yılında İzmir-Aydın demir yolu yapım anlaşması imzalandı. Kısa süre sonra istasyonlar ve geçiş yolları üzerinde çalışmalar da yoğunlaştırıldı. Aydın vilayeti sınırları içinde ve AYASLUG yakınlarında tarihi Efes harabelerinin bulunduğu yerde istasyon binası yapıldı. Ve burada tarihi antik kentte arkeolog John Turtle Wood ve ekibi kazı çalışmalarına başladılar. Bulunan eserler önce istasyon binalarında toplandı. Sonra İzmir üzerinden İngiltere'ye kaçırıldı. Çalışma esnasında İngiliz arkeolog'un hazırlamış olduğu bu harita Efes'te kazı yapılan yerleri gösterir.
FATİH’İN TABLOSU İNGİLTERE’YE NASIL GÖTÜRÜLDÜ?
Osmanlı Venedik Savaşları 1463-1479 yılları arasında sürdü
gitti, Akdeniz hakimiyeti savaşın asıl sebebi idi. Savaş sona erdiğinde ve
barış anlaşması imzalandığında Fatih’in isteği üzerine Venedikli bir ressamın
İstanbul’a gönderilmesi ve Osmanlı hizmetinde çalışmalar yapması istendi.
Venedik’in ünlü ressamı Gentile Bellini, İstanbul’a geldi ve Sultan Fatih’in
çok bilinen tablosunu yaptı.
Fatih'in ölümünden sonra Osmanlı Padişahı olan 2. Bayazıt döneminde resim yapmanın günah olduğu görüşünde hareketle sarayda bulunan Fatih’in tablosu dahil bazı eserler el değiştirildi. Ve aradan yüzyıllar geçti. 1870’li yıllarda İstanbul’da Büyükelçi olarak görev yapan Henry Augustun Layard, Fatih’in tablosunu satın alarak kendi ülkeli İngiltere’ye götürdü. Günümüzde Fatih’in tablosu Londra’da Viktoria ve Albert Müzesi’ndedir
BİR ALMAN DİPLOMAT OPPENHAİM'İN TEL HALAF SOYGUNU
Bir Alman diplomat ve casus Baron Max von Oppenhaim'in düşündüren hikayesinin sonuçlarıdır.
Alman diplomat, gezgin ve de arkeolog Baron Max von Oppenhaim, 1911 yılında Halep vilayeti sınırları içinde bulunan Tel Halaf'a gelerek burada Hititler zamanına ait höyük'te kazılar yaptı. Bulduğu Hititler dönemine ait eserleri, Halep valisi'nin uyarmalarına rağmen, Almanya'ya götürdü. Veya siyasi ilişkilerdeki nüfuzunu kullanarak kaçırdı. O'nun götürdüğü eserler Almanya'da bir süre özel bir müze-kolleksiyonda sergilendi. 2. Dünya Savaşı'nda eserlerin bulunduğu kolleksiyon bombalandı. Bazı eserler parçalandı. günümüzde Tel Halaf eserleri restore edilmiş durumu ile sergileniyor.
Arkeolog ve soyguncu Oppenhaim
Tel Halaf kazıları sürerken
Oppenhaim'in Arap Şeyh kıyafeti ile
ALACAMİ'DEKİ ROMA TAŞINDAKİ TAHRİBATI GÖREBİLİYOR MUYUZ?
ALACAMİ, onarımdan geçti ve ibadete de açıldı. Açılış sonrası ziyaret ettiğim Alacami'de Batı giriş kapısı eşiğinde bulunan üzeri Latince yazılı Romalılar zamanından kalma taşın üzerinin oyulduğunu gördüm. Ne zaman tahrip edilmiş olabileceğini düşündüm.
Arkadaşlar sizler ne dersinizKadirli'de bulunan tarihi ALACAMİ ROMALILAR ZAMANINDA TAPINAK OLARAK YAPILMIŞ, BİZANS DÖNEMİNDE KİLİSE VE MARAŞLI DULKADİR BEYLERİ ZAMANINDA DA CAMİYE ÇEVRİLMİŞTİR. Son yıllarda Alacami'de gerçekleşen onarımlar kamuoyunda tepki ile karşılanmış ve yoğun eleştirilyer yapılmıştır. Alacami, demir çelik çatı altına alınmış bir durumda
Alacami'nin onarım öncesi durumu ANADOLU’DAN VİYANA’YA GÖTÜRÜLEN VEYA ‘KAÇIRILAN’ EFES ARTEMİS HEYKELİ
Efes’te 19. Yüzyıl ortalarında önce İngiliz Turtle Wood
arkeolojik kazılar yaptı. O’nun hayalinde Efes’te DİANA ana kraliçe tanrıça heykelini
bulmaktı. İngiliz Wood, antik kentte çok sayıda sütun, mozayik ve yazılı taş
buldu. Bulduklarını da İngiltere’ye British Museum’a götürdü.
Avusturyalı
Arkeolog Efes Kazılardı için
izin isteğinde bulundu. Ve onun isteği de Padişah fermanı ile kabul
olundu. Kazılarda çok sayıda heykel eser
çıktı. Bunlar içinde Efesli Artemis kadın tanrıça heykeli de vardı. Avusturya
İmparatoru’nun özel ricası üzerine bulunan eserler yerinden alınarak Avusturya’ya
Viyana’ya götürüldü.
Osmanlı iç isyanlar ve savaşlar ile uğraştığı ağır ekonomik
krizler yaşadığı bir dönemde ‘fırsatçılık’
yapılarak Anadolu’dan alınmış ve Avusturya Viyana’ya götürülmüştürEfes'te basılan para üzerinde Artemis tanrıça
MISIR'DAKİ RAMSES TAPINAĞI'NDAN PARİSE GÖTÜRÜLEN DİKİLİTAŞ
Paris Concorde Meydanındaki Mısır Dikilitaşı
1830'LU YILLARDA
Mısır'ın yönetiminde Mehmet ali Paşa vardır. Fransız bir tüccarın mekanik saat hediye etmesi üzerine Mehmet ali Paşa'da ona Nil ırmağı kıyısında Firavun 2.Ramses'in yaptırdığı Luksor Tapınağı'nın girişinde bulunan 23 metre yüksekliğindeki üzerinde resim yazıları bulunan Dikilitaş'ı hediye eder.
Bundan sonrasında Fransızlar, Dikilitaş veya Obelisk'i yerinden alarak Nil nehri üzerinden İskenderiye limanı ve orada na Akdeniz'den Fransa'ya götürdüler. Paris'teki Zafer Meydanı'na yerleştirdiler.
Bu olayın ahlaki yönü günümüzde bile tartışılmaktadır. 19. yüzyıl başlarında Mısır'a hakim olan Mehmet ali Paşa, ülkesinin Firavunlar dönemi bir tarihi şehirde bulunan tapınak girişindeki dikilitaşı Fransızlara vermesi doğru olmadığı gibi, Fransızların da 'fırsatçılık' yaparak bu eseri kendi ülkelerine götürmeleri doğru olamaz.
Eğer bir gün yolunuz mısır'da Luksor Tapanağına düşerse giriş kapısında karşınıza 1 adet dikilitaş çıkar. O'nun yanında bulunan ikizi diğer dikilitaş ibe yerinde yoktur, Fransa'ya götürülmüştür.
Laksor'daki dikilitaş götürülmeden önce
ADANA KÖPRÜBAŞINDA RAMAZANOĞLU TEYFİK KADRİ’NİN HALKIN GÖZLERİ ÖNÜNDE KIRBAÇLANMASI
Anadolu’nun düşman işgalinde yaşandığı bir zamanda ve
1919 yılı içinde adana şehir merkezinde Tepebağ’da konakları bulunan Teyfik
Kadri Bey, İngiliz askerler tarafından evlerinde silah araması bahanesi ile
yakalandı. Göğüsten yukarısı çıplak bir halde Taşköprü yakınında ve halkın
gözleri önünde tel kırbaçla dövüldü. Bu olayı araştıran tarihçi Cezmi
YURTSEVER, Azeri Ressama anlattı ve
yağlı boya tablo olarak da tablosu yapıldı.
Yüreğir Belediyesi Kurtuluş Müzesi salonuna yerleştirildi
HEMİTE'DEKİ HİTİT ANITINA DEFİNECİLER SALDIRDI.
TARİHÇİ CEZMİ YURTSEVER HEMİTE'DEKİ HİTİT KAYA KABARTMASINI GÖSTERİYOR.
tEMMUZ AYI İÇİNDE geziye gittiğim Hemite'de bulunan Hitit kumandan kaya kabartmasının üzerinde bulunan şekillere bakarak define olduğu düşüncesine kapılan defineciler, anıtın çevresinde kayaları parçaladılar, dinamitle havaya uçurdular.
HEMİTE'DEKİ KAYA KABARTMASI
HEMİTE HİTİT ANITI ÜZERİNDEKİ RESİM
DEFİNECİLER GÜLEK BOĞAZINDAKİ İSKENDER KİTABESİNİ TAHRİP ETTİ.
Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alan ve halk arasında İskender Yazıtı olarak bilinen tarihi yazıt defineciler tarafından delindi.

Defineciler tarafından Anadolu’daki sayısız kültürel mirasımız tahrip edilmeye devam ediyor. Bu tahribatın son kurbanı ise Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alan Gülek Yazıtı oldu.
Defineciler, aslında Kilikya bölgesinin sınırını belirten yazıtın arkasında “altın” bulma umuduyla tarihi yazıtı farklı yerlerinden deldi.

Halk arasında “İskender Yazıtı” olarak bilinen bu yazıt aslında İmparator Caracalla tarafından yaptırılmıştı. Yazıt, otoyol inşaatından önce yoldan görülebiliyordu ancak yolun yükseltilmesinden sonra günümüzde oldukça alçak bir seviyede kaldı ve sadece bir merdiven yoluyla yanına inilebiliyor.
Caracalla 216 yılında Part İmparatorluğuna karşı bir sefer yaparken, Büyük İskender gibi Gülek boğazından geçmiş ve bu yazıtı da ordusunun geçişi için yol yaptırırken yazdırmıştı. Yazıta göre buranın kuzeyi Kapadokya, güneyi de Kilikya bölgesi olarak geçiyor.

“Dağları delerek yaptırdı.”
Ana kaya kütlesinin batı eteğinde yer alan Latince yazıtta şöyle yazıyor: “İmparator Caesar Marcus Aurelius Antoninus sadık, mutlu, yenilmez Augustus (Caracalla) bu yolu dağları delerek yaptırdı.”
Altta yer alan iki satır Yunanca yazıtta ise Kapadokya Bölgesi ile Kilikya Bölgesi’nin sınırını belirten “Kilikya’nın Sınırı.” yazısı bulunuyor.
Söz konusu kaya kütlesinin tepesinde de etrafı düzeltilmiş bir çıkıntı yer alıyor.

Eski adı “Toros Yolu”
Pozantı’dan Gülek Boğazı’na ulaşan yolun MS 3. yüzyıl başlarındaki Parth seferleri nedeniyle artan doğu seferleri sırasında Tuna boylarındaki lejyonları Fırat boylarına sevk edebilmek amacıyla genişletilmiş olduğu anlaşılıyor.
Bu durumu destekleyen diğer yazıtlardan birisi Gülek Boğazı’nın hemen kuzeyindeki bölgede bulunan iki mil taşından birinin üzerinde yer alıyor. Bu yazıtın Gülek Boğazı’ndan uzaklığı 15 mil olarak verilmiş. MS 217 yılına tarihlenen bu yazıt sayesinde Gülek Boğazı’ndan geçen yolun o dönemdeki adının Via Tauri (Toros yolu) olduğu ve İmparator Caracalla’nın burada geçiti genişlettirdiği anlaşılıyor.
Bu bölgede İmparator Caracalla’ya ait birçok mil taşı daha bulunuyor ve bunlardan bazıları Adana Müzesi’nde korunuyor.
GAVURDAĞLARI’NDAN ALMANYA’YA KAÇIRILAN TARİHİ ESERLER
Tarihçi Cezmi Yurtsever, Zincirli'den kaçırılan tarihi eser fotoğraflarını gösteriyor.
-Osmanlı’nın son zamanlarında Alman
Arkeolog Karl Human, Osmanlı Hükümetinden izin alarak Adana’ya bağlı Cebeli
Bereket Sancağı’nda Zincirli Höyük’te kazlar yaptı.
-Hititler döneminde SAMAL Krallığı zamanına
ait çok sayıda eser bulundu.
-Bulunan eserler İskenderun üzerinden
Almanya’ya götürüldü.
-Berlin’deki PERGAMON Müzesinde bir
bölümde Zincirli’den götürülen eserler sergileniyor.
-Türkiye’nin harekete geçerek
Berlin’deki eserlerin geri getirilmesi için mücadele başlatmalıdır.
Osmanlı Arşivinde Çukurova Tarihi üzerine yaptığım araştırmalar
esnasında gizliliği ortadan kalkan belgeler serisinden İ.MMS.00101
numaralı zarf içinden çıkan fotoğraflar ve Osmanlı Bakanlar kurulu belgeleri
Osmanlı’nın son döneminde 1888 ve izleyen yıllarda o
dönemde Adana vilayeti Cebeli Bereket Sancağı’na bağlı
Gavurdağlarındaki (bugünkü Amanos dağları) Islahiye ilçesinde bulunan
Zincirli Höyük’te arkeolojik kazı yapan Berlin Müze Müdürü Kral
Humann ve arkeolog Felix von Luschan’ın dünya tarihine ışık tutan antik Hitit
kenti SAMAL’dan çıkan eserleri Almanya’ya kaçırdıkları ortaya çıkıyor.
Berlin Müze Müdürü Kral Humann’ın Zincirli’de yaptığı arkeolojik kazıdan çıkan
eserler ile ilgili fotoğraflar ve bilgileri değerlendiren Osmanlı
Hükümeti Zincirli Höyük’ten çıkan 90 parça eserin sadece 10
parçasının kendisinde kalması ve İstanbul’a taşıyacağı eserlerin
masrafını da ödemesi de Padişah’ın karar onay yazısıyla açıklanmıştı. Ancak
Berlin Müze Müdürü Kral Humann, kazı çalışmalarını 1888 ve izleyen
1890’lı yıllara da yayarak ortaya çıkan binlerce parça tarihi eseri
kaçak olarak Almanya’ya gitmesini sağladı. Berlin’de Anadolu’dan
getirilen tarihi eserler ile kurulan PERGAMON Müzesi depolarında ve
teşhir vitrinlerinde ZİNCİRLİ’den kaçırılarak getirilen bir eşi daha
bulunmayan paha biçilmez eserler sergileniyor. Zincirli’den Berlin’e
kanunsuz olarak götürülen eserler dünya tarihine de geçecek olan tarihi
eser soygunudur.
KÜLTÜR
BAKANLIĞI HAREKETE GEÇMELİDİR
Zincirli höyük’ten kaçırılan tarihi eserler ile ilgili olarak Kültür
Müdürlüğü en kısa zamanda harekete geçmeli. Eserlerin Türkiye’ye
getirilmesini sağlamalıdır. günümüzde Gaziantep sınırları içinde bulunan
Islahiye ilçesindeki Zincirli höyükten kaçırılan eserlerin anavatanına
getirilmesi anlamlı bir olay olacaktır. Sayın Kültür Bakanına çağrıda
bulunuyorum:”En kısa zamanda Almanya nezdinde Zincirli höyük’ten Berlin’e
kaçırılan Hitit SAMAL kenti ile ilgili eserlerin Türkiye’ye iade edilmesi çalışmasını
başlatınız”.
HİTİT SAMAL
KENTİ’NİN DÜNYA TARİHİNDEKİ ÖNEMİ
Hititler zamanında Önasya’nın önemli kentleri arasında bulunan Kahramanmaraş’ı
Antakya’ya bağlayan vadi kavşağında bulunan SAMAL kenti M.Ö.4 binli
yılardan itibaren kuruluşu gerçekleşmiş, M.Ö.8. yüzyıla kadar Önasya’nın en
parlak kentleri arasında idi. Zincirli kazılarında çıkan ve bir eşi dahi
bulunmayan eserler arasında arslan ve boğa heykelleri, savaş sahneli
kabartma heykeller ,Hitit-Arami-Fenike dilinde yazılmış kitabeler ile arkeoloji
dünyasının ilgisini çekmiştir.
Osmanlı Arşivinde bulunan Zincirli eserleri belgeleri
Osmanlı Arşivinde bulunan Zincirli eserleri belgeleri
FOTOĞRAFLAR-BELGELER
1.
Zincirli’de bulunan eserler ile ilgili Osmanlı Arşivi’nde bulunan eserler
fotoğrafı.
2.
Osmanlı Arşivinde Zincirli hakkındaki belge.
3.
Tarihçi Cezmi Yurtsever, Zincirli’de bulunan eserlerin arşiv fotoğrafını
gösteriyor.
4.
Zincirli’den çıkarılan tarihi eserler
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
-
Osmanlı Devleti'nin paylaşımını esas alan Sykes-Picot haritası ...
-
VİYANA'DA BULUNAN ARTEMİS HEYKELİ İnsanlık tarihinde kadını öne çıkaran ve onu tanrıça...
-
Bir gün yolunuz Anavarza’ya düşerse ilk göreceğiniz bir tepe üzerinde uzayıp giden kale ve eteğinde sur içi bölgede bul...
-
Ptoleme haritasında Mallos şehrinin görünüşüdür. ARKEOLOJİ VE BİLİM DÜNYASI, COĞRAFYACILAR NASIL YANILDI? 1800’lü yıl...
-
Fransız Gezgin Charles Texier, 1830’lu yıllarda Padişah fermanı ve izni ile Anadolu coğrafyasını dolaştı. 1834 yılında geldiği Adana’...
-
Efes’te 19. Yüzyıl ortalarında önce İngiliz Turtle Wood arkeolojik kazılar yaptı. O’nun hayalinde Efes’te DİANA ana kraliçe tanrı...
-
Kesilmiş insan kafaları ve kolları kesilmiş görüntüsü bulunan Karkamış Hitit resim yazılı taş. Karkamış, günümüzde Gaziantep sın...
-
ANAVARZA antik kentini önemli yapan Çukurova'nın orta yerinde bir tepe eteğinde olması ile bir...
-
1865 yılında adım atmıştı Osmanlı ülkesine ve İstanbul’a. Bursa-Balıkesir ve İzmir çevresinde yol yapım ihalesi aldı. İnş...
-
Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alan ve halk arasında İskender Yazıtı olarak bilinen tarihi yazıt defineciler tarafından delindi. Güle...



















